29 Mart 2008 Cumartesi

Aramızda darbe çığırtkanları var!


Her türlü salvo; sağdan, soldan, karşıdan, arkadan. Size serbest! Bize sus! Yok öyle bir şey...

ASKON Genel Kurulu’na katılan Başbakan Erdoğan çarpıcı açıklamalar yaptı… Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, “Aramızda siyaset yapıp darbe çığırtkanlığı yapanlar var” dedi. Erdoğan, ülkenin bu tür adımlardan bu güne kadar hiçbir şey kazanamadığının altını çizerek, “Bu tür açıklamalardan kaybeden Tayyip Erdoğan olmaz. O çığırtkanlar olur.” diye konuştu.

Erdoğan şöyle devam etti:

"Siyasi partilerin kapatılması anlayışı milli iradeye karşı tavırdır. Maalesef bir siyasi zihniyetin yanlısı olan medya bu işi teşvik etmiştir ve bu noktaya gelinmiştir. "Sivil toplum örgütlerinin bir çalışması var; ben bunu memnuniyetle izlediğimiz söyledim. Ama geri adım atmak mantığını kabullenmek mümkün değil. Yani geri adım atmak! Neden? Niçin? Nasıl! Konu ne? Bunu görmek lazım.

Tayyip Erdoğan olarak benim bir yanlışım varsa bu söylenir, ben o yanlışımdan geri adım atmayı kesinlikle kabul ederim. Ama ortaya somut bir şey konmadan herkes geri atmalı! Niçin? Bunun içeriğini bir doldurun bakalım, bir görelim.

Kaldı ki; sivil toplum örgütlerinin çalışması güzel de, bir şeyi sanki böyle ıskalıyorlar. Kızmasınlar! Tayyip Erdoğan'a faturasını her zaman böyle kesiyorlar ama- maalesef bir siyasi zihniyetin zanlısı olan medya, bu işi teşvik etmiştir ve bugünlere getirmiştir.

Efendim 'germeyelim'. 'Germeyelim' diye diye geriyorsunuz.. Ortada somut bir şey olmadan 'geri adım atmak' niye? Bir siyasi zihniyetin yanlısı medya bu işi teşvik etmiştir ve bugünlere getirmiştir. Bu kadar açık söylüyorum. Bakıyorsunuz ki her türlü salvo; sağdan,soldan, karşıdan, arkadan. Size serbest, bize sus! Yok öyle bir şey. Söylüyorum; yumuşak başlı isem, kim dedi uysal koyunum. Uysal koyun değilim, bunu açıkça söyleyeyim.

Kimse laiklik konusunda bir olumsuzluk yaftası yapıştıramaz. Kimse bize demokrasi konusunda bir yanlışlık yaftası yapıştıramaz. Sosyal bir hukuk devletini savunmada yakıştıramaz.

Biz Türkiye Cumhuriyetini, ülkemizi; demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti olarak 5,5 yıldır dünyada itibarını yükselttik, bunun her yerde sessiz bir devrim olarak tanıtımını ve nitelenmesini de temin ettik. Bunu bu iktidar temin etti. Bu konuda da bizler rahatız. Bakın tartışmalara rağmen piyasalar hala diri.

Türkiye'nin güven ortamına, özgürlüğüne, istikrarına müdahale etmeye kimin hakkı var? Özgürlükleri bu dünyada kimse kısıtlayamaz. Herkes kendi özgürlük alanında rahat hareket etmelidir. Özgürlüklerin hiyerarşisi olmaz. Hangisinde bir sıkıntı varsa, siyasetçilerin müdahalesi vardır. Olay da budur. Atılan adım da parlamentonun mutabık olduğu bir şeydir

Eğer ülkem kazanacaksa milletim kazanacaksa biz kaybetmeye hazırız. Sırtımızda yumurta küfesi taşıyormuş gibi sağduyulu olmak durumundayız.

En az gittiğim ile 2 kez 3 kez gittim. 81 ilimizin her birinde yatırım var. Herkesimin nabzını tuttuk. Türkiye’nin partisi olduk. 81 vilayetin 81’inde milletvekilimiz var.”

CHP yanlısı medya bunları yazmaz!

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Edirne İl Gençlik Kolları Kongresi'nde konuşuyor. Erdoğan Edirne'ye yapılan hizmetlerin medya tarafından yazılmadığını belirtti.
Başbakan Erdoğan konuşmasında şunları söyledi:

Şu ana kadar bu bölgelere Doğu ve Güneydoğu'ya yaptığımız yatırım 8,5 trilyonluk yatırım yaptık. Bunu yazmazlar, bunu göstermezler. Malum medya başka şeylerle uğraşıyor. Acaba aramıza nasıl nifak sokacaklar, bunlarla uğraşıyor. Ama onlar ülkeyi nasıl karıştırırız diye yazarlar. Hele CHP yanlısı medya varya acaba bu işi nasıl karıştırırız gayreti içinde.

Yazmazlar... Fitne fesat nasıl çıkarılır onu yazarlar.

Biz dinsel milliyetçiliğe karşıyız. Ülkeimizin yüzde 99'u müslüman eyvallah. Farklı mezhepler olabilir. Laikliğin gereği olan bütün inanç gruplarına eşit mesafede olmak görevimizdir. Farklı inançlara mensup olanlar istedikleri gibi yaşayacaklarıdır. AKP, Türkiye'de birliğin, güvenin ve istikrarın sembolüdür. İktidarı gençleştiren bir partidir

Bize şimdi diyorlar ki, "Çetelerle neden bu kadar uğraşıyorsunuz." Milletimiz bize oy verirken, "Çeteleri çökertecek misiniz?" diye sordu. Her gün yeni bir mafya ortaya çıkıyordu. Türkiye'nin yıllarını çaldılar. Fesat karıştırılan her ihale rejimi çökertiyordu, siyasete ve adalete güven zedeleniyordu. Merak etmeyin biz bu yılları şimdi geri alıyoruz. Devletin milletle bütünleşmesinden endişe duyanlar artık bu anlayışla miyadı dolmuştur. Burda rahat olun. Herkesin önceliği milli iradeye saygı duymak olmalı. Halkın menfaatlerine yönelik olmalı. Sağduyu çağrısı yapanların hepisine teşekkür ediyorum. Diyorum ki, bunun içini iyi doldurun. İmtiyaz isteyenler için değil adalet isteyenler için sağduyu çağrısı oldun. Türkiye'de Adaletin hakca dağıtılmasını ihmal etmeyelim. Gün, demokrasinin, adaletin çıtasının yükseltme günü olsun.

Çok çileli yollardan geldik. Bugün de yolumuza engel koymaya kalşkanlar var. Ama biz bu engelleri hep birlikte bu çileli yolları gül bahçesine çevireceğiz.

Hizip çıkarmaya çalışanların, marjinal çevrelerin işi kolaydır, ama bizim işimiz zor.

TARİH SİZİ AFFETMEZ!

Sandık dışı arayışlara cevap verdi
Başbakan Erdoğan, 'AK Parti bu yüzden gerilim yerine huzuru, tartışma yerine uzlaşmayı ön plana çıkardığı için 81 vilayetin 80'inden milletvekili çıkardı' dedi.

Erdoğan, Mimar Sinan Spor Salonunda düzenlenen AK Parti Edirne İl Başkanlığı Gençlik Kolları 2. Olağan Kongresi'nin açılışına katıldı. Erdoğan, salona gelişinde uzun süre alkışlandı ve ''Türkiye seninle gurur duyuyor'' şeklinde tempo tutuldu. Başbakan Erdoğan da, ''Biz sizlerle gurur duyuyoruz'' dedi.

Erdoğan, ''Şimdi bize diyorlar ki, (Bu çetelerle niye bu kadar uğraşıyorsunuz?). Biz gelirken bize milletimiz dedi ki, (Bu çeteleri çökertecek misiniz?)'' diye konuştu. Bir vatandaşın, ''Atatürk gibi adamsın'' şeklinde sözleri üzerine Başbakan Erdoğan, şöyle devam etti:

''Sevgili gençler, gelecek ideali taşımayan, yüreğindeki gençlik ateşi sönmüş, dünyayı 30 yıl, 40 yıl geriden takip eden siyasetçilerin Türkiye'ye kazandıracağı hiçbir şey kalmamıştır. Türkiye'nin büyümesinden, Türkiye'nin dünya ile rekabet edebilecek güce ulaşmasından, yönetimin şeffaflaşmasından, demokrasinin güç kazanmasından ve hepsinden önemlisi devletin milletle bütünleşmesinden endişe duyan anlayışlar miadını doldurmuştur. Artık bunlar geride kaldı, geri dönmez.

Gençler, herkesin önceliği Türkiye olmalı. Herkesin önceliği millet iradesini korumak, milletin menfaatlerine odaklanmak olmalı. Bunun asgari şartı da kişisel ihtirasları, parti çıkarlarını, kısır politik anlayışları şöyle geriye atmaktır. Bunun şartı, sağduyuyu, uzlaşmayı, aklı selimi ön plana çıkarmaktır.

Son günlerde bir sağduyu çağrısı var. Sağduyu çağrısı yapanların hepsine teşekkür ediyorum ve memnuniyet duyuyorum. Diyoruz ki, bunun içini iyi doldurun. Yaparken yıkmayalım ve bu uzun soluklu olsun. İmtiyaz isteyenler için değil, adalet isteyenler için bu sağduyu çağrısını yapalım çünkü imtiyaz milletindir, milletin. Ve biz millete imtiyaz dağıtmak durumundayız. Ama dediğim gibi, Türkiye'de adaletin hakça dağıtılması gereğini ihmal etmeyelim. Gün bu noktada, birlik, beraberlik, dayanışma ve adaletin çıtasını yükseltme günüdür.''

''TÜRKİYE'Yİ DÜŞÜNMEK ZORUNDAYIZ''

Erdoğan, Türkiye'yi, Türk Milleti'ni siyasetin merkezine yerleştiren AK Parti'nin bu yüzden kurulduğu günden itibaren sağduyunun, aklı selimin ve ortak aklın adresi olduğunu ifade ederek, şunları kaydetti:

''AK Parti bu yüzden gerilim yerine huzuru, tartışma yerine uzlaşmayı, tek seslilik yerine çok sesliliği, ayrışma yerine bütünleşmeyi ön plana çıkardığı içindir ki, 81 vilayetin 80'inden milletvekili çıkardı. Bunun sebebi budur. Zaman zaman çıkıp, şu söyleniyor: Bütün bu krizlerin sebebi iktidardır. Ama gel, millete soralım, milletimiz bunun kararını şurada 7-8 ay önce verdi. Eğer AK Parti kriz sebebi olsaydı, milletimiz bu çatı altında toplanmazdı. Ama biz bütün bunlara rağmen, her zaman yine müzakerelerden yanayız, istişareden yanayız. Yine ülkemizde sıkıntı varsa, bu sıkıntıları gidermekten yanayız. Ama sandıkta demokratik yollarla hedeflerini gerçekleştiremeyenlerin farklı yollara tevessül etmek suretiyle kendilerinin bu hedeflerini gerçekleştirme gayretlerini tarih affetmez. Bunu da açıkça söylüyorum. Sadece Türkiye'yi düşünmek zorundayız. Sorumlu davranmak zorundayız. AK Parti bu yüzden sorumluluk duygusuyla hareket etti, yine aynı duyguyla hareket etmeye devam ediyor.''

AA

29.Mart.2008 17:50:21